Kayıtlar

Mustafa Kemal Paşa ve Diktatörlük.

Resim
“Diktatörlük milletleri mesut ve müreffeh kılmaz. Devletin esasını Cumhuriyet prensiplerine göre hazırlamak lazımdır.” ~M.Kemal Bu yazıda Mustafa Kemal Paşa'nın Diktatörlüğüne değineceğim. İyi okumalar dilerim. "Atatürk, diktatörlük sözcüğünün geçirdiği evrimin farkında olmakla beraber, sözcüğün ifade ettiği anlamdan hoşlanmamıştır. Diktatörlüğün korku, despotluk ve zorbalık ile ilişkilendirildiğinin farkındadır."  (Kerem Ali Vahap, Türk İnkılabı Ekseninde Diktatörlük, Atatürk ve Kemalizm, 2018, s. 37.) "Kendisi cumhuriyeti, ilkesel olarak ulus egemenliğini ve demokrasiyi benimsemiş bir yönetim biçimi olarak yorumlar: "Demokrasi ilkesi, egemenliğin millette olduğunu, başka yerde olamayacağını gerektirir. Bu suretle demokrasi ilkesi, siyasî kuvvetin, egemenliğin kaynağına ve meşruiyetine temas etmektedir. Demokrasinin tam ve en belirgin hükûmet şekli Cumhuriyettir."  (Kerem Ali Vahap, a.g.e., s. 37.) "Medeni alanda ve eğitim alanında yapılan inkılaplara...

Mustafa Kemal Paşa ve İslam Dünyası.

Bu yazıda Mustafa Kemal Paşa'nın; İslam Devletleriyle ilişkisini, Emperyalizme karşı Doğulu masum devletlerle işbirliğini, İslam Devletleri hakkındaki sözlerini ve barış hakkındaki sözlerini aktaracağım. İyi okumalar dilerim. Başlamadan önce Kemalist hareketin, Kemalist devrimin mazlum ve ezilen devletler için ne kadar önemli olduğunu anlamak gerekmelidir. Tarihçilerin Kutbu rahmetli Halil İnalcık Hoca şu değerlendirmelerde bulunur : İngiltere'yi korkutan iki hareket vardı: Biri Mustafa Kemal'in millî ayaklanması, diğeri Bolşeviklik. ( Halil İnalcık, Milli Mücadele Tarihi, 7.Baskı, İstanbul, 2023, s. 80.) “Kemalizm, müstemlekeciliğe karşı bir isyandır... Kemalizm millî kurtuluş hareketlerini henüz tahakkuk ettirmemiş milletler için daima bir ideal ve bir ideoloji kaynağı teşkil edecektir... ” (Burhan Asaf (Belge), “Faşizm ve Türk Millî Kurtuluş Hareketi”, Kadro Dergisi, Cilt: I, Sayı: 8, Ağustos 1932, ss. 36-39'den naklen Mustafa Albayrak, Kemalizm'in Düşünsel Tem...

30 Ağustos'a dair.

30 Ağustos'a giden süreci ve öncesini kısa ve öz bir şekilde anlatmaya çalıştım. İyi okumalar dilerim. Birinci Dünya Harbi'nin ağır ve yıkıcı sonuçlarından Osmanlı İmparatorluğu'da büyük bir ölçüde etkilenmiştir. 30 Ekim 1918 günü Mondros Mütarekesi imzalanmıştır. Bu antlaşma ile Türk milletine dayatılan, bir teslimiyetten ziyade yok oluş süreci haline gelmiştir. Mustafa Kemal Atatürk’ün daha sonra gençliğe hitabesinde yazdığı gibi “Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zapt edilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve  memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmişti.”(1) Toprakları işgal edilmiş ve orduları terhis edilip silahları elinden alınmış, okuma yazması olmayan, hastalıklarla boğuşan bir milletin önünde iki çözüm belirmişti. Ya tam bir mandacılık, teslimiyet ya da top yekûn bir milli direniş. Türk Milleti ise Gazi Mustafa Kemal Paşa önderliğinde 19 Mayıs 1919 günü "Ya İstiklal Ya Ölüm" parolasıyla Millî Mücadele seferberliği...